Yeni Bir Şey Yok

Karganın tüyü yere düşmeden, cansız bedeni çölün damar damar çatlamış sert yüzeyine küçük bir toz bulutu oluşturarak çarptı. Havada nazlı nazlı sallanarak düşmekte olan tüye yönelmiş bakışlarıyla öylece, hareketsiz bakmaya devam ettiler. Tüy yere yaklaştıkça başları aşağı doğru eğilmeye devam etti. Sonunda, tüy yere ulaştığında beklenildiği gibi “bir tüy kadar” hafifçe kondu. Gerçi hava da çok sıcaktı, tıpkı bir çölde olması gerektiği gibi. Yani beklenilmedik hiçbir şey olmadı.

İki kişiydiler; nedense, uzunca bir süre tüyün hafif esintiyle mi yoksa sıcağın yarattığı yanılsamayla mı olduğu belirsiz titreşmesini aynı kıpırtısızlıkla seyrettiler. Sonra beklenildiği gibi hiç beklenmedik bir anda dönerek, hiç konuşmadan yürüdüler, güneşin ve toprağın aynı renkte birleştiği yere doğru gittikçe küçülerek.

Hepsi bu. Yeni bir şey yok, beklenildiği gibi…

6.46