Surat Buruşturmalık 52 Metin

Hayatın, ikilemlerinden, üçIemlerinden, beşlemlerinden içim daralıyor sık sık. 
Düşünür, devlet adamı ve sanatçı olan Lorenzo de Medici, mutluluğa giden üç yol olduğunu belirtir: Bilgelik. güç ve zevk. Bunlardan birine öncelik tanımak günah sayılır. Sokrates bilgeliği, Herakles kahramanlığı, Paris de zevki seçmiştir. Üçü de horgördükleri tanrıların hışmına uğramışlardır.
Giordano Bruno, Paris’in hakem olduğu yarışmayı örnek göstererek konuyu irdeler. Üç tanrıça birbirlerinden ayrılamaz, Aphrodite’nin haşmet ve bilgelikten, Hera’nın bilgelik ve güzellikten Athena’nın güzellik ve haşmetten yoksun olduğu düşünülemez. Her üçü ağır er üçü de eşsiz olmakla birlikte, her birinde bu özelliklerden biri ağır basıyordu, aralarındaki anlaşmazlığın nedeni de buydu.
Bu yüzden, Paris altın elmayı hiçbirine vermemeli, sonsuzluğa ve bütünlüğe aykırı bir seçim yapmamalıydı, der Bruno. Paris korkak, zayıf, renksiz, niteliksiz adamın tekidir Homeros’a göre. Kendisinin ve insanlığın başına ne büyük belalar açacağını aklının ucundan geçiremez, acizdir.
Seçimleri kolay tarafından yapıyoruz galiba. Sonra sorgulamak şöyle dursun, seçimi savunmak için canımızı dişimize takıp savaşıyoruz. Uçurumlar git gide derinleşiyor, eksikliğimize surlar inşa ediyoruz. Tek boyutlu insan, diye tekrarlıyorum için için. 

Münir Göle – Surat Buruşturmalık 52 Metin, Alakarga Yayınları, s.53-54