Örgütlerde İnformal Öğrenme

Değişimin süreklilik arz ettiği günümüz dünyasında öğrenme olgusu, örgütlerin esnek davranabilme becerilerini etkileyen unsurların başında gelmektedir. Öğrenme eyleminin etkin bir biçimde gerçekleşmesi için örgütlerin sahip oldukları kaynakları etkili ve verimli bir biçimde kullanmaları gerekmektedir. Bu nedenle örgütler mevcut kaynaklarını değişen piyasa koşullarına göre şekillendirebilmeli ve örgütsel bilgiyi bu değişime ayak uyduracak şekilde yeniden yapılandırabilmelidir. Örgütsel bilgide meydana gelen değişimlere ayak uydurmanın temelinde de örgütsel öğrenme yatmaktadır. Kavramsal olarak ilk kez 1963’te Cyert ve March tarafından kullanılan örgütsel öğrenme kavramı, söz konusu tarihten itibaren birçok araştırmacı ve yazar tarafından yorumlanmıştır. Ancak 1990’lı yıllara kadar yönetim bilimcilerin örgütsel öğrenme üzerine yaptıkları araştırmaların sınırlı olduğu belirtilmektedir. 1990 yılında Beşinci Disiplin (The Fifth Discipline) adıyla yayınlanan kitabında Peter Senge, örgütlerin başarılı olabilmeleri için örgütsel öğrenmeye yöneleceklerini, böylece rakipleri ile rekabet güçlerini arttıracaklarını öne sürerek, öğrenen örgütlerin sistematiğini belirlemeye çalışmıştır. Sonraki dönemlerde örgütsel öğrenme kavramına ilişkin ilgi giderek artarak günümüzde bilgi ve öğrenme kavramları hem bireysel hem de örgütsel açıdan önemli bir değer olarak nitelendirilmeye başlanmıştır.

Örgütsel açıdan ele alındığı zaman bilgi, rekabet ortamında ürün ve hizmetlerin daha etkin üretilmesine katkı sağlamaktadır. Bu nedenle bilgiyi elde etme yolları bulmak ve elde edilen bilgiyi faaliyet alanları ile bütünleştirmek sadece insanlar için değil, aynı zaman da örgütler için de önemli bir husus olarak değerlendirilebilir. Günümüz rekabet piyasasında kullanılan “bilgi güçtür” sözü de örgütler açısından bilginin elde edilmesinin, paylaşımının ve tüm kanallara aktarılmasının önemli bir husus olduğunu ortaya koymaktadır. Örgütlerde gerek iç gerekse de dış çevrelerden elde edilen bilgiler örgütün ortak değerini oluşturmakta ve söz konusu bilgilerin paylaşımını da önemli bir konu haline getirmektedir. Çünkü paylaşılan bilgi, örgütsel amaçlara ulaşmada bir birliktelik oluşmasını sağlayabilir.

Bilgi olmadan öğrenme gerçekleşemeyeceği için bilgi ve öğrenme sürecini birbirinden ayırmak olanaksızdır. Bilgi ve öğrenme kavramı örgütsel açıdan değerlendirildiğinde konunun arz ettiği önem anlaşılmakta ve öğrenme ile ilgili tüm kavramların bilimsel olarak incelenmesi gerektiği sonucunu doğurmaktadır. Bu kavramlardan biri de ‘informal öğrenme’ kavramıdır. İnformal öğrenme kavramının daha net bir şekilde anlaşılabilmesi için öncelikle öğrenme ve örgütsel öğrenme kavramlarının açıklanması daha doğru olacaktır.

Yayın Türü: Kitap Bölümü

  

Yayın Adı: Yönetimde İnformalite

  

Yayın Evi: Beta Basım Yayım

  

Editör: Prof.Dr. Ramazan ERDEM

  

Yayın Tarihi: Kasım 2017 (1. Baskı)

  

ISBN: 978-605-242-053-9

  

Sayfa: 247-264

Kitabı Satın Almak İçin Tıklayınız