Ne Olacak Bu Ösym

Soru çalınması, şifreli cevaplar, site hacklenmesi derken son skandal da Ales 2011 İlkbahar döneminde geldi. İzmir’de 500 kişiye hatalı soru kitapçığı dağıtıldı. Adayların sınav numarası ile kitapçık numarası birbirine uymadı, kitapçıkta sayfalar karışık, sorular eksik çıktı. Yedek kitapçıklar da, adaylara yetmedi.

Şimdi sorular çalınıyor ösym personeli suçlu, sınava girenler madur; cevaplar şifreleniyor ösym personeli suçlu, sınava girenler madur; kitapçıklar yanlış geliyor ösym personeli suçlu, sınava girenler madur…

Peki 2010 Kpss’de ki soru çalınma olayından sonra koydukları sözde güvenlik önlemleri ne işe yaradı? Amaçsızca sırf göz boyamak mıydı niyetiniz? Bir insanın kemerini çıkartmakla soruları çaldırma arasında nasıl bir ilişki kuruluyor, kişi kendi kalemi ile sınava girince mi kitapçıklar hatalı oluyor yoksa elimizde ki su şişesinin üzerindeki ambalajın altında mı gizli şifreler?

Ösym başkanının yeni trendi de mektup göndermek. “Sorular şifreli” kusura bakmayın arkadaşlar sizi madur etmeyeceğiz, “kitapçıklar hatalı” kusura bakmayın arkadaşlar sizi madur etmeyeceğiz…

Eee ne anladım ben bu sınavdan?

Haydi hep beraber toplanıp Yahşi Cazibe’de ki Simge’nin şarkısını söyleyelim:

Madurum da madurum, madurum da madurum, çok madurum, madurum…

Evet ösym denen kurum MADURUZ ve senin mektupların bizim maduriyetimizin yanında hiç bir anlam ifade etmiyor. Değiştir kendini, değiştir sistemini, değiştir personelini, değiştir anlayışını…

Bizler emek harcıyoruz, zaman harcıyoruz, para harcıyoruz, gerekli puanı alamıyoruz yüzümüz kara çıkıyor haysiyetimizi harcıyoruz,  kısacası hayatımızı harcıyoruz ama birileri kafasına göre at oynatmaya devam ediyor, devam edecek…