Zayıflık Üzerine

“…belki de kendi şahsına karşı beslediği hoşnutsuzluk, onun bu kadar zayıflamasına yol açmaktaydı.”  Zayıftı. Herkes sanki bunun farkında değilmiş gibi zayıf olduğunu söylüyordu. Bunu biliyordu ve bunu bilmenin yarattığı derin bir yarayla, görüntü bozukluğuyla yaşıyordu. (...)

Kesintiye Uğramış Arzu

“Sessiz, her şey sessiz, yeryüzü ölmüş gibi.” Gece. Işık yok. Yine de karanlık değil odanın içi. Ay ışığı sessiz, uzaklarda bir yerde. Masanın üzerinde bir mum, onun ışığı, bir kağıt, birkaç tane kalem, ve (...)

Kolaj “Here We Come”

Kim sahipleniyor hüznü? Herkes sahiplendikçe daha az kişiye düşüyor hüzün. Herkese yakışmayan bir yüzü var hüznün… Kendini beğenenlere, kendine sonsuz noktasında güvenenlere, sahipsizlik hissiyle yaşamayı bilmeyenlere, neşelilere, somurtkanlara, doyuma erken erişenlere, sevgisini açığa vuranlara, kahramanlara, tanınan ve (...)

Babalar Günü

Çoğu zaman başımıza gelen kötü şeylerin neden bizim başımıza geldiğini sorgular ve anlayamayız. Ne aklımız ne de yüreğimiz kabul eder başımıza gelenleri. Mesela bir akşam her şey yolundayken ve sabahı sabırsızlıkla beklerken kötü şeyler (...)

Yan Yağan Yağmur

“‘Hiç rahatsız etmem, yalnızca gözlerine bakmak istiyorum, sessizce otururum…’, telefonu sertçe kapattı. Balkona çıktı. İçeri girdi. Tekrar balkona çıktı. Sokaktan geçen biri el salladı. Tanıyamadı; ama gülümsedi. Telefon çaldı. Bir an kararsız kaldı, açtı. (...)

Gündelik

“Birazdan başlayacak gün. Birazdan kepenklerini kaldıracak şehir. İnsanlar geceden kalma kabuslarını bırakacaklar dağınık yataklarına, bırakamayanlar acele ile yıkadıkları yüzlerinden akıtmaya çalışacak. Avuçlarındaki su hoşnutsuzluğun ağırlığını temizlemeye yetmeyecek. Vakitsizlikten demlenemeyen çayın acı tadıyla çabuk çabuk (...)

Bayram Reklamları

Merhaba; Uzun bir ara vermek zorunda kaldım blog işlerine. Hoş zaten tam anlamıyla da başlayabilmiş değildim zaten. Çok uzatmadan konuya geçiyorum: “Bayram Reklamları” Toplumumuzun, dinimizin, kültürümüzün bir parçasıdır bayramlar. İnsanların içgüdüsel olarak kendilerini bir nebze (...)

Mimar Sinan Meydanında Oturmak

Isparta’nın dinlendirici mekanlarından biridir ‘Mimar Sinan Meydanı’. Şehrin tam göbeğidir. Gelip geçen insanlar, koşturanlar, yavaş yavaş yürüyenler, satıcılar ve tabi ki meydanda oturan insanlar. Çoğu emeklidir banklarda oturanların. İki namaz arası vakit geçirirler buralarda. (...)

Yeni Bir Şey Yok

Karganın tüyü yere düşmeden, cansız bedeni çölün damar damar çatlamış sert yüzeyine küçük bir toz bulutu oluşturarak çarptı. Havada nazlı nazlı sallanarak düşmekte olan tüye yönelmiş bakışlarıyla öylece, hareketsiz bakmaya devam ettiler. Tüy yere (...)

Şeylerimiz Çok Anlamsız

Bir şeyleri bir yerlere tıkıştırdık geçti ömür Bir şeyleri bir yerlere tıkıştırdık geçti ömür Bir şeylere bakıyoruz Özgeçmiş, özboşa geçmiş Özgeçmiş, özboşa geçmiş Şeylerimiz çok anlamsız Çok anlamsız geçti ömür Şeylerimiz çok anlamsız Çok (...)

İdam Edileceklere

“…Asılırken dikkat etmen gereken tek şey, boşlukta kaldığın anda ağırlığını olabildiğince aşağı vermek. Boynun mutlaka kırılmalı. Yoksa oltanın ucundaki balık gibi sallanırsın. Utanç verici. O kadar izleyenin önünde bir balığa dönüşmek utanç verici. Bu (...)

Nasıl, Kim, Ne, Neden Soruları

“… Hepimiz kendimizi sorduğumuz sorulara göre belirleriz. Tercihlerimiz sorularımızdan gelir… “Nasıl?” sorusunu soranlar gerçek hayatın gerçek uğraşlarını en iyi öğrenenlerdir. Bilimle, sanatla, dünyayı “Dünya” yapan her branşla ilgilenirler. Siyasetçiler buradan çıkar. Çünkü kendilerinden öncekilerin (...)