Sabah Beş Koridoru

Saat sabahın beşi. Avından umudu kesmiş avcı gibi, uzanmış uykuyu bekliyorsun yatakta. Şehir, ağır, kara bir yorganın altında; böcekler, insanlar ve sincaplarla sarmaş dolaş derin uykuda. Sense ya hiç uyumadın ya da uykunun orta yerinde [...]

Turgut Uyar

“Bir Jacques Brel şarkısı gibi… Dinlerken durağanlaşan ve içeri doğru gömülen bir parçası; “ne me quitte pas / je ne vais plus pleurer / je ne vais plus parler / je me cacherai la [...] Devamını Oku

Bruno Schulz

“Böyle giderse, şu hastalıklı asrın bitmeyen hengâmesi içinde yok oluruz. Neyin davası bu? Yaşamakla kavga etmek de neyi nesi, bilmiyoruz. Bruno Schulz, “Bütün telaşımız, heyecanımız gereksiz bir çabanın, yararsız bir kovalamanın içinde tükenip gidinceye [...]

Şakir’e Benden Çay

Bir Sensizlik ki Şakir’e Nasıl Anlatayım? Şakir’e benden çay… Herkes dertli bu gece. Kuytu köşelerden, çıkmaz sokaklara bakan evlerin pencerelerinden, telefonların çekmediği en ilkel mabetlerden getirdim şu elimde görmüş olduğunuz matemleri. Yalnızlık senfonisini ezbere [...] Devamını Oku

Vüs’at Orhan Bener

“Anlatabilmeliydim” dedi. Deliremeden öldü. Hakkında yazacak başka bir şey bulunamadı. Yaşarken çay bahçesine gidermiş hep ve muhabbet etmek istermiş gençlerle. Bir keresinde bir arkadaşım şahit olmuş. Önce bir kaç dakika dinlemiş genç bir çift [...] Devamını Oku

Zayıflık Üzerine

“…belki de kendi şahsına karşı beslediği hoşnutsuzluk, onun bu kadar zayıflamasına yol açmaktaydı.” Zayıftı. Herkes sanki bunun farkında değilmiş gibi zayıf olduğunu söylüyordu. Bunu biliyordu ve bunu bilmenin yarattığı derin bir yarayla, görüntü bozukluğuyla yaşıyordu. [...] Devamını Oku

Babalar Günü

Çoğu zaman başımıza gelen kötü şeylerin neden bizim başımıza geldiğini sorgular ve anlayamayız. Ne aklımız ne de yüreğimiz kabul eder başımıza gelenleri. Mesela bir akşam her şey yolundayken ve sabahı sabırsızlıkla beklerken kötü şeyler [...] Devamını Oku